TURSAB Genel Başkanı Başaran Ulusoy “Doğu Karadeniz Kültür ve Doğa Turizmi” konulu sempozyum için Artvin’e geldi. Ulusoy; “Bu yöreye olan borcumuz, bize geri dönecek olan alacağımızdır” dedi.
Artvin Valiliği, TURSAB, Artvin Belediyesi ve Artvin Ticaret ve Sanayi Odasının katkılarıyla “Doğu Karadeniz Kültür ve Doğa Turizmi” konulu sempozyum düzenlendi. Artvin Ahmet Hamdi Tanpınar Kültür Merkezi’nde düzenlenen sempozyuma; Artvin Valisi Mustafa Yemlihalıoğlu, Artvin Belediye Başkanı Emin Özgün, Artvin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kurtul Özel, Artvinliler Hizmet Vakfı Başkanı Recai Delibaşoğlu, TURSAB yetkilileri, seyahat acentelerinin temsilcileri, sektörde faaliyet gösteren firma temsilcileri, kamu kuruluşlarının temsilcileri, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldılar. Sempozyumda bir konuşma yapan Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Genel Başkanı Başaran Ulusoy, önemli mesajlar verdi.
Ulusoy konuşmasında kısaca şunları ifade etti; “ Anadolu’dan öğreneceğimiz çok şey var. Bunlardan biri de Artvin’dir. Bu topraklara borcumuz var. Bu toprakların anaları evlatlarının adına “Mehmet” soyadına ise “Şehit” koymuştur. Bizim bu ülkeye borcumuz var. Biz onun için çalışıyoruz onun için bu çalışmaları yürütüyoruz. Biliyorsunuz, ülkemizde hızlı nüfus artışı çarpık kentleşmeyi de beraberinde getirdi. Bu olgu Karadeniz bölgesinde de hat safhada yaşanmakta. Bu bakımdan yaylalar günübirlik gezilecek ve tahrip edilecek yerler değildir. İnsanlarımızın Karadeniz’i görmesi eksikliktir ancak bu planlı ve programlı yapılmalıdır. İnsanların doğayla buluşması ve uyuşması lazımdır. Ben de çevreciyim, yaptığım mücadeleler sonucu 215 balık çiftliğini kapattırdık. Yaşadığımız yüzyıl çevre odaklıdır. Karadeniz’de bu konuda mütevazı olmayacak. Bu konuda Karadeniz insanına ben güveniyorum. Bu bölge insanı din, dil, ırk, il, ilçe ayırt etmeden yaşar ve öyle ilişki kurar. Turizmi- Sporu yöneten kurum ve kuruluşlarda barışın elçisidirler ve savunucularıdırlar. Artvin coğrafyası bakımından çok şanslıdır. Öyle ki; buranın coğrafi zenginliği, tabiatın sesi, sanatı bile bastırmaktadır. Yayla yolları ve yapılanmalar doğanın dokusuna uygun yapılmalıdır. Bunu yapmalıyız; bugün “Uzungöl, Uzungöl olmaktan çıkmış, kısa göl olmuştur.” Ama Artvin Bu bakımdan şanslıdır. Bu yörenin master planına önem vermek ve yatırıma yön vermek için gereken yapılmalıdır. Bizlerde onun için buralardayız. Bugün enerji çok önemli ve çok stratejik bir konuma gelmiştir. Her yıl bir Kıbrıs adası kadar toprağımız denize gitmektedir. Bu bakımdan yapılacak santraller önemlidir. Bu sularımız kontrol altına alınmalı ve disipline edilmelidir. Boşa akan sularla her yıl milyonlarca kilovat saat enerji boşa gitmektedir. Bu yapılmalı ancak doğa tahrip edilmeden sonuçlandırılmalıdır. Artvin; görünmese de bir kültür başkentidir. Bu yörede hayat var gelin yaşayın diyeceğiz. Bu yörenin insanı değişmez, bu yörenin insanı toprağını memleketini unutmaz. Bu yöreye olan borcumuz, bize geri dönecek olan alacağımızdır. Bu anlamda iş adamlarımızın bu yöreye el atacaklarına inanıyorum. Yağmuru çetin, güneşi üvey, ürünü yetim olan bu yörenin insanlarına saygı ve sevgilerimi sunuyorum” dedi.