Sık Kullanılanlara Ekle                Ana Sayfanız Yapın                Sitene Ekle                İletişim                 Reklam Verin                 Seri İlanlar              Oto Vitrin               RSS      
Son Dakika :    8 Şubat 2012/Çarşamba

BAKIS
YASAR KARS ARTVIN - 25.06.2010 - 17:21

ARTVİN BAŞLI BAŞINA BİR DESTİNASYONDUR KİMSE KENDİSİNİ ARTVİN ÜZERİNDEN PAZARLAMASIN!

Âşık Efkari’nin dediği gibi;

 

Koca Kafkasların bir parçasıdır.

Böyledir ezeli Çoruh Dağları,

Tepesi dumanlı, altı ormanlı,

Tabiat güzeli Artvin dağları

İşte Artvin budur…

 

 

Kaçkar, Karçal ve Yalnızçam dağları Artvin’i çepe çevre sarar. Bu dağların oluşturduğu derin vadilerden akan Çoruh Nehri kendi medeniyetini yaratmıştır.

 

Sahip olduğu tarihi, kültürel, folklorik, arkeolojik, etnolojik, etnografik değerler ile doğal güzellikleri bir arada düşünülünce Artvin’in “alternatif” turizmin ülkemizdeki öznesi olduğunu söylemek gerekir.  

 

Çünkü; Artvin’i boydan boya geçen ve çeşitli vadilerdeki ırmaklarla beslenen Çoruh Nehri, ayrı bir doğal güzellik, ayrı bir aktivite zenginliği, ayrı bir ekosistem oluşturmakta ve buna bağlı olarak farklı bitki, hayvan ve insan habitatlarının yaşamasına olanak sağlamaktadır. Bu nedenlerden dolayı; Artvin il genelindeki görsel manzara bütünlüğü çok çeşitli ve oldukça da zengindir.

 

Bu tespitlerden hareketle; böylesi bir coğrafi alan içerisinde, Ekoturizm yapılabilmesine uygun doğal ortamlar ve bu alanlar içerisinde yaşamakta olan doğal yerel halkın, dogmatik düşüncelerden uzak, yönünü bilgi ve bilimin ışığına dönen ve ona kucak açan bir düşünce yapısı içinde olması da Ekoturizm’in yörede gelişmesine olumlu anlamda katkı sağlamaktadır.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde (özellikle Rize ve Trabzon’da) hor kullanılmış olan coğrafyanın, Artvin’de, sadece yararlılık ve sürdürülebilirlik ilkeleri ve anlayışı içerisinde kullanılmış olduğu görülmektedir. Bu anlamda, Artvinli sahip olduğu coğrafyanın önemini bilmektedir.

 

Ülkemize ait, herhangi bir fiziki haritaya bakıldığında, Artvin il sınırlarını kaplayan bölge yükseltilerinin, ülkemizin diğer il ve bölgelerine göre çok farklı olduğu ve yoğun bir değişkenlik gösterdiği ilk bakışta fark edilmektedir.

 

Elbette ki Anadolu’muzun diğer coğrafi alanlarında da çok güzel tabiat köşeleri, nehirler ve dağlar bulunmaktadır. Ancak, Artvin ilinin, diğer illere olan benzerlikleri yanında, farklılıkları daha çoktur. İşte bu yönü ile diğer bölgelerden ayrılır. Bir başka deyişle, bu farklılıklar Artvin’i alternatif turizmde, alternatifsiz kılmaktadır.

 

Doğa açısından, insanın yaşamını sürdürebilmesi bakımından, oldukça sert ve zorlu olan bu bölgede, Artvinliler coğrafyaya egemen olmak adına, ondan maksimum düzeyde yararlanma yeteneği ve becerisini geliştirmişlerdir. 

 

Son dönemde Doğu Karadeniz ve Kuzey Doğu Anadolu ekseninde bir heyecan, bir telaş dikkatleri çekmektedir. “Bölgesel Planlama” diye özetlenen sihirli sözcükler geldi, hayatımızın içine yerleşti. Kulağa da hoş gelen bu kavramlar “Artvin ve Turizm” konusunda neredeyse Artvin’in de önüne geçmiş bulunmaktadır.

 

Projeler, planlar havada uçuşuyor. Bu proje ve Planların özü, özeği de turizme dayanıyor. Dünyada ve ülkemizde kitle turizminden hızlı bir şekilde alternatif turizme yönelim sürecine girilen günümüzde, Artvin bölge illeri arasında nihayet ve ilk defa PİLOT İL olma fırsatına ulaşmıştır.

 

İşte bu noktada, iş böyle olunca da; küçük, nüfusu az, ekonomisi zayıf, kıraç, dağlık bir il (?) olarak komşularımıza göre hep geride kalmış olan Artvin için durum tersine dönmeye başlamıştır.  

 

KİMSE KENDİSİNİ ARTVİN ÜZERİNDEN PAZARLAMASIN!

 

Artvin üzerinde proje ve planların havada uçuştuğunu vurgulamıştım. O kadar ki; Artvin’in de stant açtığı Emiit Uluslararsı Turizm Fuarı’nda (İstanbul), Yusufeli merkezli olmak üzere Artvin fotoğrafları ve unsurları Çoruh adlandırmasıyla Erzurum standını renklendiriyordu.

 

Yakın bir geçmişe kadar ağırlıklı olarak, Karadeniz sanki Rize’de son bulan bir yerdi. Artvin burada yoktu. Karadeniz turları Rize’de sonlanıyor, ara sıra da -ehveni şer- Sarp’a şöyle bir geçilip dönülüyordu.     

 

Sümela, Uzungöl, Ayder vb. bölgemizdeki diğer destinasyonlara yüz binlerce turist gelirken kimseler çıkıp da;

 

-“bölgesel planlama” şart. Doğu Karadeniz’de böyle bir turizm olmalı. Karadeniz Rize’de değil, Artvin’de son bulur. Artvin yaylaları ve köyleri de en az Rize ve Trabzon’dakiler kadar güzel ve önemlidir, demedi. Taa ki; Ekoturizm, Alternatif Turizm türleri açısından keşfedilmemiş bir cennet olarak sırasını bekleyen Artvin’in önemi kendiliğinden ortaya çıkana kadar.

 

Örnekler daha bitmedi. Kaçkarlardan komşumuz olan Rize’de HELISKY (helikopter kayağı) uzun yıllardır yapılmaktaydı. Ancak, son yıllarda HELISKY Kaçkarların Artvin etaplarına kayınca, sporcular konaklamalarını da Artvin bölgesine kaydırınca bir yaygaradır koptu.

 

-efendim neymiş; HELISKY dağlarda otları eziyormuş, yabani hayvanları korkutuyormuş. Metrelerce karın üzerinde yapılan bu spor Rize bölgesinde yapılırken böyle feryatlar nedense hiç yükselmiyordu?!

 

Bakınız; Artvin Kaçkarlar, Karçallar, Altıparmak Dağları, Yalnızçam Dağları; başta Çoruh Nehri ve Barhal Çay’ı olmak üzere çok ve güçlü akarsuları ve böylesi bir coğrafyada şekillenen ekosistemi ve kültürel yapısı ile çok özel bir bölgedir. Daha düne kadar Artvin için dezavantaj olarak değerlendirilen bu özellikler bugün bir “değer” olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

TÜRSAB Artvin Sempozyumu

 

TÜRSAB başkanı Başaran ULUSOY’un bizzat katıldığı, “Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Kültür-Doğa Turizmi” konulu sempozyum, bir bilgi şöleni olarak yetersiz kaldı. İl Kültür ve Turizm Müdürünün, kültür ve turizm vizyonu olan yerel sivil toplum kuruluşlarının konuşmadığı; altı konuşmacıdan üç tanesinin “Orman Mühendisi” olduğu bir turizm sempozyumundan da çok şey beklememek lazım gelir.

 

Oysaki daha bir ay önce Artvin Çoruh Üniversitesi’nde düzenlenen “Ormancılık” kongresinde turizm çevreleri, faaliyeti -olması gerektiği gibi- seyirciler arasındaki yerlerinden izlemişlerdi.

 

Artvin’de düzenlenen söz konusu etkinlikte, Artvin vurgularının turizm alanlarının dışında, daha çok yokluk, göç, çile vb. gibi duygusal tespitlerle sınırlı olması sempozyumu içerik açısından da zayıflatmıştır. 

 

Ayrıca Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından üretilen ve Artvin’i bir turistik ürün olarak tanıtırken kullanılmaya başlanan ve salonun her yerine döşenmiş bulunan ve Artvin’i vurgulayan, kabul gören ve yaygınlık kazanan sloganlar; Yeşil Yolculuk; Artvin, Bir Tatil İki Ülke; Artvin&Batum, Göğe Komşu Topraklar; Artvin, Alternatif Turizmde, Alternatifsiz İl; Artvin nedense sempozyumda ilgi görmedi. 

 

Sunumlarda dikkat çeken durumlardan bir tanesi de; Doç. Dr. Aydın TÜFEKÇİOĞLU tarafından yapılan ve bir çeşit Artvin brifingi olan sunuda kullanılan pek çok istatistiğin 2000’li ilk yıllara ait olmasıydı. Sunuda, Maral Şelalesi, Ciro Çağlayanı, Mencuna Şelalesi vb. gibi son derece önemli ve güzel Artvin şelaleleri dururken Tortum (Erzurum) Şelalesin’nin kullanılması da özensiz ya da gereksiz bir durum olarak görülmelidir. Aynı sunuda, konuşmacının Trabzon Turizm Müdürlüğü’nden aldığı bilgiler ışığında Uzungöl’e yılda 120 bin ziyaretçinin geldiğini, Borçka Karagöl’e ise (tamamen atarak) 3-4 bin kişinin ancak gelmiş olabileceğini söylerken, dinleyiciler arasında bulunan İl Kültür ve Turizm Müdürü tarafından düzeltilerek 30 bin kişi bilgisini salondakilerle birlikte öğrenmiş olduğunu da trajik komik bir durum olarak yaşadık. Trabzon Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nden istatistik alan hocamız, Artvin’le ilgili istatistikler için nedense Artvin Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile temas kurmamış olmalı ki, bunun yerine tahmin etmeyi, Artvin’cesi “işkembeden atmayı” tercih etmiştir.

 

Artvin;

 

Kaçkarlar, Karçallar, Altıparmak Dağları, Yalnızçam Dağları,

Çoruh Nehri ve Barhal Çay’ı olmak üzere çok ve güçlü akarsuları ve Gölleri,

%57’lik orman varlığı, bitki çeşitliliği, yaban hayatı ve milli parkları,

Barhal Vadisi (Yusufeli) ,

Çağlayan Vadisi (Meydancık),

Papart Ormanları,

Camili (Macahel) Bölgesi,

Sarp Sınır Kapısı,

Ahşap ve Taş mimarisinin en güzel örneklerine rastlanan yaylaları,

Arhavi, Hopa ve Kemalpaşa Plajları,

Arhavi-Yusufeli parkuru,

Ardanuç Cehennem Deresi Kanyonu, Adakale, Bilbilan yaylası ile

Köklü, renkli ve zengin kültürel yapısı ve eklenecek daha pek çok potansiyeli ile başlı başına bir Turistik varış yeridir.

 

Artvin ve Turizm konusunda bundan sonraki süreçte de çok şey yazılacaktır. Ancak, ara başlıkta vurguladığım gibi “kimse kendisini Artvin üzerinden pazarlamasın”!  

 

 

 

 

 

Geri Dön         Arkadaşına Gönder         Yorum Ekle         Yazıcı Versiyon        Yukarı 

Bu haber için henüz yorum eklenmemiş.

Diğer Başlıklar


 
« Şubat 2012 »
Pzt S Ç P C Ct P
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829
       Sık Kullanılanlara Ekle                Ana Sayfanız Yapın                Sitene Ekle                İletişim                 Reklam Verin                 Seri İlanlar              Oto Vitrin               RSS      
© 2008 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
www.e-artvin.com bir tasarimyazilim.com ürünüdür. www.e-artvin.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Bilgi için : bilgi@e-artvin.com